Artık “İstanbul’un kalabalığından sıkıldım, Alaçatı’ya kaçtım şekerim” diyebilmenin pek de mümkün olmadığı, çünkü yerlisinden çok İstanbullunun var olduğu Alaçatı’da gün geçmiyor ki yeni bir mekân daha açılmasın.

Artık yer kalmadı başka yer açılmaz herhalde diyorsunuz, öbür sene geliyorsunuz 5 yer daha açılmış. Fakat yaz aylarında adeta Walking Dead çekim lokasyonu gibi 1500 kişi aynı yöne doğru dip dibe yürüdüğümüz o anı düşününce en azından “kim yiyip içecek yahu buralarda bu kadar” diye düşünmeyi bıraktık.

Sonuç olarak bu yaz da tonla yeni Alaçatı yeme içme mekanı açılmış. Kahvecilerden tutun yeni restoranlara, butiklere kadar 34534 tane yeni yer var. Her ne kadar kontrolsüzce yiyip içebilme yeteneğimizle sağda solda övünsek de pek tabii hepsini deneyebilmiş değiliz. Ancak herkes sakin olsun, çünkü bu yaz en az 1 ayımız daha Alaçatı & Çeşme civarında geçecek ve yeni mekan buldukça bu yazıyı güncelleyeceğiz. Buyursunlar, hep beraber Alaçatı yeme içme önerilerimize bakalım, yazınız şenlensin.

Beldemize Kahveci Akını

Kahveseverler için güzel haberlerle gelelim, artık Alaçatı’da birçok kahveci var. O ne demek ulan zaten vardı diyenler, sakin olun, kahve odaklı, özellikli kahve yapan mekanlardan bahsediyoruz. Açıkçası geçen seneye kadar bile kahve ihtiyacımızı bir türlü tam olarak gideremiyorduk. Bu sene sağda solda kahve övenler derneği eş başkanları olarak şu sorun çözüldüğü için çok mesuduz. Dileriz onlar da Hacı Memiş’teki Petra gibi bizi terk etme kararı almazlar. Madem öyle, Alaçatı yeme içme önerilerinde ilk bi’ kahvecileri özet geçelim.

Roqqa Artisan Coffee Shop : Hem kahvelerini, hem tatlılarını sevdiğimiz, ama hepsinden öte arka bahçesine ve mural çalışmalarına vurulduğumuz yepyeni kahve mekanımız! Ayrıca çalışan herkes çok sempatik, çok güleryüzlü, burada bir müdavim durumumuz olacağı kesin gibi görünüyor. (Hacımemiş 2001. Sokak No: 44)

KAF: Kronotrop’un kahvelerini Alaçatı’ya ayağımıza kadar getiren, çok yüksek ihtimalle yaz boyunca yer bulmanın inanılmaz zor olacağı yeni üçüncü dalga kahvecimiz. İçtiğimiz en güzel soğuk kahvelerin burada olduğu gibi bir iddiamız da var, onu da ekleyelim. Bu arada duyduğumuza göre bir terası da söz konusuymuş, biz o detayı kaçırmışız, bir dahaki gidişte itinayla çökülür.

Akşama Ne Yapalım?

Hemen en kritik noktalardan birine daha girelim, nerede yemek yiyeceksiniz arkadaşlar? . Biz yeni mekan denemeyi sevdiğimiz kadar önceden denediklerimize yolumuzu düşürmeyi de sevdiğimiz için her gördüğümüz yeni mekana dadanmıyoruz genelde. Ayrıca özellikle geçen sene yazdığımız rehberin halen güncelliğini koruduğunu da ekleyelim. Yeni keşiflerimizi de aşağı sıralayalım gitsin, yine yenilerini denedikçe güncelleriz.

Edit Yıldızburnu : Sanıyoruz ki Edit’in Yıldızburnu şubesi 1-2 senedir mevcuttu, ancak biz bir türlü uğrama fırsatı yaratamamıştık. Ancak bu sene uğramayı başardık ve hem kokteyllerinin, hem müzik seçimlerinin, hem ortamının hastasıyız. Özellikle Mai Tai ve Rose Honey Margarita’sına kefiliz. Bu arada yemek menüleri de var, sadece içki diye düşünmeyin. Ayrıca Alaçatı’nın izdiham halinden uzaklaşmak açısından resmen kurtarıcı. Herkese söylemeyin de çok yayılmasın. (buraya yazdılar)

Enginarre:Bir başka gizli kalmasını umduğumuz ama utanmadan buraya yazdığımız mekan Enginarre. Alaçatı’nın kalabalığından uzakta, yemeklerinin ve mezelerinin gerçekten ev yemeği gibi olduğu, doğallığına güvenerek yemek yiyebildiğiniz sayılı yerlerden. Öyle çıptıs çıptıs müzik çalan “kankaaa buradan nereye geçiyoruz’cu” ablalarla dolu bir yer de beklemeyin, Tanju Okan eşliğinde rakıya oturduğunuz bir ortam düşünün. Biz burayı gerçekten çok sevdik ve kefiliz, bizce bir gecenizi mutlaka buraya ayırın.